top of page

Anlam, Simgeler, SaƧmalıklar ve GASSAL | 2025 | Dizi Yorumu

  • Ahmet Bayraktar
  • 1 Haz 2025
  • 4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 18 Şub

Gassal’in jeneriğinde sol altta bir Ƈağrı DVD’si gƶrüntüleniyor. Hemen Ƨaprazında atlı karınca var. Ƈağrı filmi, Müslümanların modern dünyada kendini sanatın normlarıyla doğru düzgün ifade edebildiği belki de ilk ve tek film. Dini film olarak onun dengi ya da daha iyisi henüz yapılmadı; yapamadık.

Gassal’in birinci sezonunda bir dağ lalesi, gassal ƶlürken gƶsterilmişti. İkinci sezonda Hanım Gassal Nihan’ın simgesi papatya oldu. Nihan, ā€œgizliā€ demek. Baki dışarıda ƶlüden farksız; Nihan ise son derece dışa dƶnük. Nihan, annesinin ƶlüsünü iƧinde gizliyor. Son bƶlümde, ancak uyandığımız bir gerƧek yüzümüze vuruluyor: İƧimizden atamadığımız ƶlüler taşıyoruz ve onlar, herkes gittiğinde bizimle konuşmaya başlar. Travma bu değilse, nedir ki başka?

ā€œDağ lalesi gƶrdüm, ben de gƶrdüm ama kimseye sƶylemeyelim.ā€ Sen takını da al git; Ƨeyrek lazım olursa biz sana haber ederiz. Gündüzleri ƶlünüzü yıkarsınız, akşam muhabbet… Gassaller de diğer insanlar gibi sohbet eder.

Deli Yürek’in ağabeyinin, Gassal’de de benzer bir konumda olması tesadüf olmasa gerek. ā€œCenaze geldi mi? Gelmedi. Sen geldin ama senin de ƶlüden farkın yok.ā€

ā€œEvlilik gibi bir deliliği aşktan başka hiƧbir şey aƧıklayamaz.ā€ Bu cümleyi Baki’nin bağlamına oturtabilir miyiz, bilemedim. ā€œÄ°badette ve evlilikte niyet farzdır.ā€ ifadesi biraz fazla sloganik geldi. Bence bağlam, bƶyle bir cümleye müsait değildi. ā€œÄ°badete ne ara geldik?ā€ dedirtti bana.


Baki ve Nihan asimetrik insanlar. Biri erkek, diğeri kadın; ama ikisi de ƶlümü iƧinde taşıyor. Baki’nin iƧi geƧmiş; Nihan’ın sorunu ise…

Belki biz de hepimiz ölüleriz.

ā€œĆ–ldüm sandılar, bizi de yaşıyor zannediyorlar.ā€

ā€œTeneşirde evlenmek istiyorum.ā€ demek nasıl bir saƧmalıktır? Hayattaki tek gerƧek, âşık olduğun kadınla nikĆ¢h masasına yürümektir.

Nihan Ƨağırdığında Baki neden onun yanına gitmedi? Çünkü onu deli gibi seviyordu (ilk gƶrdüğü anda vurulmuştu, hatırlayalım). O duyguyla orada yüzleşmek yerine, eve yüzük almaya gitti. Annesinin alyansı –galiba– avucunda, ā€œSeninle evlenebilir miyim?ā€ deyişindeki saƧmalık, gƶrüp geƧilecek bir ayrıntı değil. ā€œBenimle evlenir misin?ā€ olacaktı o sƶzün doğrusu, diyesimiz geliyor; ama tiradın başında ā€œBen doğrusunu bilmiyorum.ā€ demişti. ā€œBen ā€˜ben’ olarak evlenemem, ama sen bana evlenmek iƧin gelirsen başımı eğebilirim.ā€ demek istedi. ā€œO kadar iƧim boş ve ƶlüyüm ki, evlilik gibi bir deliliğe diriltici aşk olmadan cesaret edemem. Senin niyetini gƶrmeden de iƧimde devinen aşkı dışarıya savuramam.ā€ dedi.

Gassal’de neredeyse bütün cümleler başka bir diziye alınsa saƧma düşecek. Bu yüzden bağlam ve senaryo, bir sanat eserinde olması gerektiği gibi eşsiz. ā€œÄ°nsanlar bizi ƶyle ƶvmeli ki, insanların ƶlesi gelmeli.ā€ mesela… Ɩlmek arzulanmaz normalde. Hele ki bir seƧim propagandasına konu bile olamaz. Ama gassal hizmetine nasıl bir PR yapılır ki başka? ā€œGüler yüzün yakışmadığı tek meslek bizimki.ā€ derken Baki haklı. Nihan toplantıda iƧi geƧmiş bir şekilde başı ƶnde, Baki sıkılgan, Merdan tıkınmakla meşgul… İmamın telaffuzu, bir dizide şu ana kadar rastladığım en iyisi. Merdan’ın parmağını yalaması, Gassal’in bağlamında tam yerinde bir saƧmalık. ā€œTahtayı on yapalım, arkadaşlar!ā€ ifadesi, Türkiye’de ā€œhizmetā€ denince ne tür lüzumsuz saƧmalıklara kapı aralanabileceğini gƶsteren tespitlerden. Hayatın bu ülkede Ƨok saƧma kurallara ve prosedürlere tabi olduğunu, bu kadar keyifli bir dille anlatması bile yapıma değer katan bir ƶzellik.


Ercan Kesal’in hayat verdiği Hacı Hüsrev karakterinin geƧmiş-gelecek Ƨatışması da ana bağlamla uyumlu. Her sahnesi saƧmalık dolu olan dizi, bir şekilde bu saƧmalıkları anlamlandırabilen bir zemine sahip.

ā€œOnlar ƶlmüş, akılları da ƶlmüş.ā€ ā€œĆ–lülerin ifadesi Ƨok nettir, maskesiz.ā€

Bu replikler de ƧerƧevelenesi onlarcasından sadece ikisi.

Gassal gibi bir diziyi kahkahalarla izlemek de saƧma. Ɩlümün merkezde olduğu bir dizide nerede ağlayacağımızı ararken, Ƨocukların Nihan’a sarıldığı sahne cevap veriyor. Her saƧmalığa tahammül ediliyor ama Bayhan’ın saƧmalığı hiƧ gitmiyor. ā€œYamuk Ƨenene başlatacaksın şimdi!ā€ dedirtti bana.

ā€œBen neye elimi atsam kurutuyorum, Baki.ā€ derken Nihan’ın aslında ā€œSen neye elini atsan kurutuyorsun.ā€ diyen annesi konuşuyor. İƧi dolu Nihan’ın. Baki’ye hayır diyen de o değil; ona ā€œSen ƶylesin.ā€ diyen annesi. Hep eleştiren bir anneyi iƧinde taşımaktan yorulmuyor –belki daha doğrusu, yorulsa da bırakamıyor. Freud, Lacan ve bütün psikologlar bu karakterin ƶnünde saygı durmalı bu nedenle. Nihan, ā€œAnnem haklı, dokunduğumu kurutuyorum.ā€ dediğinde, o yükünü bir kez daha kaşıyor.


ā€œĆœzerinde insan ƶlmediği bir toprak parƧası yok.ā€ derken Baki, yine bir hakikati bırakıyor incelttiği yüreğimize. Biz ƶlümlüyüz; toprak, ƶldüğümüz ve dirileceğimize inandığımız yer. Ɩlü tohumlar topraktan yeşeriyor ya… Biz tohum muyuz ki yeşerelim?

Baki’nin yardımcısının ƶlülerden korkması, Nihan’ın yardımcısının her an doğuracakmış gibi durması… Sırasız, sayısız zıtlıkların geƧit tƶreninde artık fark edilmeyecek kadar silikleşiyor. Baki’yi takkeyle mevlüt okumaya ikna eden, Nihan’ın papatyasıydı. Baki-Merdan-Nadir konuşurken, duvardaki rafın aynısı bizim evde de var –BİM’den alınma. Sanat yƶnetmeninin gƶzlerinden ƶpüyorum; bu ufacık ayrıntıya bile kafa yorduğu iƧin. ā€œYüzlerce milyon servet bırakmış adamın duvarında üç beş liralık kıytırık raf olur mu?ā€ Gassal’de olur. Nadir’in zamansız ama tam zamanında patlayan konfetisi gibi ağlaması da dillere destan bir sebepten oldu. Kazıklandığını fark edince gƶzyaşlarına boğulması sayesinde, parayı da aldılar, papatyaları da.

ā€œDoktorlar da sürekli hasta gƶrüyor. Aramızdaki fark, bizimkiler asla iyileşmiyor.ā€ diyerek aşkını teselli etmesi… Merdan’ın hiƧbir yemek fırsatını kaƧırmaması Ƨok Türk’e ƶzgü. ā€œĆ–ldü, kurtuldu.ā€ dediği zaman Nihan’ın annesini ƶldürmeye gidişi ve ā€œNeden ƶlmedin?ā€ deyişi… ā€œĆ–lseydin anne, ne kendini ne beni yaşattın. Sen ƶlseydin belki ben yaşardım, belki evlenirdim.ā€ deyişi destansıydı. O bƶlümde, ā€œNeden Nihan teklifi kabul etmedi?ā€ sorusu cevaplanıyor. Nihan küçükken kardeşi boğulmuş; annesi, ā€œSen de onunla ƶlseydin! Niye kurtarmadın?ā€ diyerek kardeşinin ƶlümünden dolayı Nihan’ı suƧlamaktan vazgeƧmemişti. ā€œSen niye ƶlmedin?ā€ sorusunu sormaya da cesaret edememişti.


Sevinç’in gasilhane’de doğurmasını, Kill Bill’deki mezardan Ƨıkış sahnesi kadar ironik ve ikonik buluyorum. Eşsiz, benzersiz bir sahne ve sondur. Gassal’in ā€œdoğuracak kadın yardımcısÄ±ā€ olması, komik bir saƧmalık olmaktan iƧ Ƨektiren bir dramaya dƶnüşüverdi. Filmin en büyük düğümlerinden biri burada Ƨƶzüldü. Depresyona giren Nihan’ın düğümü de birinci sezondakiyle aynı sahneyle Ƨƶzülmesi, senaryo ustalığı.

Baki, birinci sezonda dramın kendisiydi; onun fenomenleriyle güldük, ağladık. Bu sezon dram, travmatik ve iƧsel. Yeni gassalin travması, bütün bir mahallenin dramı oldu. Ağabey’in –benim iƧin o hep ağabey– son bƶlümde oğlunun ƶldüğünü gƶrmesi, ā€œGit o kıza sƶyle, o da bulsun ƶlüsünü!ā€ demesi, kurgusal aƧıdan ā€œSon yaklaşıyor, hazır olun.ā€ uyarısıydı.

ā€œMadem âşıksın, ƶldüreceksin. O kızın gƶzlerinde ƶlmüşün değil, ƶlememiş olanın matemini gƶrdüm.ā€

Baki’nin bu tiradı, Hamlet’e taş Ƨıkartacak bir oyunculukla karşımıza Ƨıkarılıyor:

ā€œÄ°nsanlar ƶlür. İnsanlar bazen mutsuz ƶlür. Bunun sorumlusu sen değilsin, ben de değilim. Beni sevmeyenlerden de, sevenlerden de ben sorumlu değilim.ā€

Good Will Hunting’te psikoloğun dĆ¢hi Will’e yaklaşıp ā€œYou are not guilty.ā€ (ā€œSen suƧlu değilsin.ā€) dediği andan daha destansıydı.

Müslüman değerlerinin medyada olabildiğince aşağılandığı zamanlarda, rahmetli Osman Sınav’ın Deli Yürek’iyle bu alanda tohum atıldı, Ekmek Teknesi’yle perƧinlendi. Bir Başkadır ile travmalarımız kısmen de olsa tamir edildi. Gassal, tek kişiye mal edilemeyecek kadar devleşti. Sümeyye Hanım’ın eline, yüreğine, gƶnlüne sağlık. Bu kadar travmatik bir senaryo, ancak bu kadar iƧten yazılabilirdi. O da bu sayede travmalarıyla yüzleşti. Biz de bize bir sene yetecek kadar güldük, hüzünlendik. Daha ne olsun?

İyi seyirler dilerim.


Ahmet Bayraktar

bottom of page